YEREL
AKADEMİ
Menü
Sayıştay · 2025diğerRisk değerlendirilmedi

Şirket Personeli Tarafından Yapılması Öngörülen Yazılım İşi İçin Dışarıdan Hizmet Alımı Yapılması

Yayın: 2026-11-01

ASAT Genel Müdürlüğü tarafından ALDAŞ AŞ’ye kendi bünyesinde geliştirmesi (in- house) amacıyla ihale edilen ve bu kapsamda personel, ofis ve donanım giderleri İdare bütçesinden karşılanan yazılım işi için; Şirket tarafından aynı işin ifası kapsamında üçüncü bir firmadan yüksek bedelli hizmet alımı yapıldığı ve böylelikle aynı iş için mükerrer maliyet oluşturulduğu görülmüştür.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun "Basiretli Tacir" ilkesi gereği, şirket yöneticileri kaynakları kullanırken ticari mantığa ve verimliliğe uygun hareket etmek zorundadır. Bir işin yapılması için gerekli teknik altyapı ve personel istihdamı sağlanmış ve bedeli ödenmişken, aynı işin bir kısmının veya tamamının dışarıdan başka bir yükleniciye ihale edilmesi, kaynak israfı niteliğindedir.

ASAT Yönetim Kurulu’nun 16.03.2021 tarihli kararı ile ALDAŞ AŞ arasında imzalanan sözleşme uyarınca, ASAT’ın ihtiyaç duyduğu yazılımın, fikri hakları ve kaynak kodları İdareye ait olmak üzere ALDAŞ tarafından geliştirilmesi kararlaştırılmıştır. Bu iş modeli kapsamında;  Yazılımın ALDAŞ bünyesindeki personel eliyle geliştirilmesi temel alınmış,  ALDAŞ tarafından Antalya Teknokent’te ofis kiralanmış ve proje için çok sayıda personel istihdam edilmiş,  Sözleşmenin "Maliyet Artı Kâr" modeli gereği, tüm personel maaşları, ofis kiraları ve genel giderlerin üzerine %15 kâr payı eklenerek 2021- 2025 yılları arasında ASAT Genel Müdürlüğüne toplam 180.779.482,08 TL fatura edilmiştir.

Ancak, halihazırda yazılımı geliştirmek üzere personel ve ofis maliyetleri ASAT tarafından karşılanmaya devam edilirken; ALDAŞ Yönetim Kurulu’nun 04.01.2024 tarih ve 2024- 01 sayılı kararı ile aynı yazılım işi kapsamında Ankara'daki bir firmadan 59.000.000,00 TL (KDV Hariç) bedelle hizmet alımı yapılmasına karar verildiği ve sözleşme yetkisi tanındığı tespit edilmiştir.

Yapılan bu işlemle; ASAT Genel Müdürlüğü, yazılımın geliştirilmesi için hem ALDAŞ bünyesinde kurulan ekibin (Teknokent ofisi ve personel) maliyetini yüklenmiş hem de aynı işin ifası için dışarıdan alınan hizmetin maliyetine katlanmak durumunda bırakılmıştır.

Henüz tamamlanmamış ve kısmen teslim edilmiş ve sadece ASAT tarafından kullanılacak bir yazılım projesi için;

1. Kendi personeli ve genel giderleri için ödenen ~180,8 Milyon TL,

2. Dışarıdan hizmet alımı yoluyla ödenmesi yapılan 59 Milyon TL, olmak üzere toplamda yaklaşık 240 Milyon TL gibi büyük miktarda bir kamu kaynağının harcanması, mali sürdürülebilirlik ve verimlilik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır.

Şirketin asli görevi işi bizzat yapmak iken, işi taşere ederek sadece aracılık yapması ve bu süreçte hem kendi personel maliyetini hem de dışarıdan alınan hizmet bedelini İdareye yansıtması, kaynak israfına yol açmaktadır.

Kamu idaresi cevabında; yazılım projesinin şirket personeli tarafından geliştirilen kısmı ile dışarıdan hizmet alımı yoluyla temin edilen kısmının birbirini tamamlayan iki ayrı faaliyet olduğu ve aynı iş için mükerrer bir ödeme yapılmadığı ifade edilmiştir. Şirket bünyesindeki mühendisler tarafından ilk fazda geliştirilen yirmi bir adet modülün idare sistemlerinde başarıyla devreye alındığı, ancak idarenin sistemi genişletme talepleri ve mevcut kullanılan üçüncü taraf yazılımın süresinin kısa süre içinde sona erecek olması nedeniyle projede ciddi bir zaman baskısı oluştuğu belirtilmiştir. İhtiyaç duyulan Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Varlık Yönetimi gibi ilave on altı adet modülün, genel amaçlı yazılım geliştirme bilgisinin ötesinde ileri düzey teknik uzmanlık, disiplinler arası özel yetkinlik ve yüksek seviyede bilgi birikimi (know- how) gerektirdiği, bu uzmanlığın şirket bünyesinde kısa sürede oluşturulmasının ve yeni personel istihdamının talep edilen proje takvimiyle bağdaşmadığı bildirilmiştir. Söz konusu uzmanlık gerektiren modüllerin sıfırdan şirket bünyesinde geliştirilmesinin kaçınılmaz olarak ciddi gecikmelere yol açacağı, bu durumun ise idarenin tahakkuk- tahsilat süreçlerini sekteye uğratarak kamu gelirlerinde kayba ve kamu hizmetinin aksamasına neden olacağı değerlendirilmiştir.

Dışarıdan temin edilen hizmetin şirket personelinin yaptığı işin bir tekrarı olmadığı, aksine şirketçe geliştirilen yüksek güvenlikli çekirdek sistemle tam entegre çalışarak fonksiyonelliği genişleten tamamlayıcı unsurlar niteliği taşıdığı vurgulanmıştır. Ayrıca, idare ile şirket arasında akdedilen sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca dış hizmet alımına ve uzmanlık gerektiren işlerde taşeron kullanımına açıkça izin verildiği, söz konusu alımın 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında gerçekleştirildiği ifade edilmiştir. Yapılan dış hizmet alımı bedelinin hakedişlerde ve faturalarda diğer giderlerden ayrı bir kalem olarak açıkça gösterildiği, sürecin tamamen idarenin bilgisi, onayı ve denetimi altında yürütüldüğü dile getirilmiştir.

Temin edilen yazılımların, kamuda nadir görülen bir uygulamayla, açık kaynak kodları, lisans, güncelleme ve tüm fikri haklarının idare adına tescil edilmesi şartıyla satın alındığı, böylelikle idarenin uzun vadede dışa bağımlılığının ortadan kaldırıldığı ve kalıcı bir ticari ürüne sahip olmasının sağlandığı belirtilmiştir. Son olarak, yazılım projesinin tüm bileşenleriyle tamamlanarak idarenin aktif kullanımına sunulduğu, nihai ürünün Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde idare adına belgelendirildiği, sürecin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından Ar- Ge projesi olarak onaylandığı ve tüm kaynak kodlarının yüksek güvenlik tedbirleriyle idareye teslim edildiği bildirilmiştir.

Kamu idaresi tarafından, dışarıdan hizmet alımının zaman baskısı ve şirket personelinin uzmanlık eksikliği gerekçelerine dayandırıldığı ifade edilmişse de, bu argümanlar kabul edilebilir nitelikte bulunmamaktadır. Şirket bünyesinde Antalya Teknokent'te özel bir ofis kurularak çok sayıda yazılım personelinin istihdam edilmesinin ve idare bütçesinden 180 milyon TL'yi aşan maliyetin karşılanmasının temel amacı, söz konusu yazılımın dışarıya bağımlı olmadan, bizzat şirket öz kaynaklarıyla geliştirilmesidir. Projenin 2021 yılında başlatıldığı göz önüne alındığında, zaman darlığı iddiası yerinde bir gerekçe oluşturmamaktadır. Şirketin asli görevi ve taahhüdü işi bizzat yapmak iken, teknik yetersizlik öne sürülerek projenin önemli bir kısmının dışarıdan temin edilmesi, idare bütçesiyle kurulan devasa yazılım ekibinin varlık amacıyla açıkça çelişmektedir.

Hizmet alımının sözleşme hükümlerine uygun olduğu ve satın alınan modüllerin çekirdek sistemle entegre çalıştığı yönündeki açıklamalara katılmak mümkün değildir.

Sözleşmenin taşeron veya danışman kullanımına imkan tanıyan genel hükümleri, şirketin üstlendiği ana işi büyük ölçüde üçüncü şahıslara devretmesine ve süreçte sadece bir aracı kurum gibi hareket etmesine yasal zemin oluşturamaz. İdare, hem teknokent ofisindeki personelin maaş, kira ve genel giderlerini maliyet artı kar modeliyle ödemekte hem de dışarıdan yüksek bedelle satın alınan yazılımın maliyetine katlanmak durumunda bırakılmaktadır. Kendi işini taşere eden şirketin, dış alım bedelinin üzerine de kar payı ekleyerek idareye fatura etmesi, şirket yöneticilerinin 6102 sayılı Kanun'da yer alan basiretli tacir ilkesine ve kamu kaynaklarının verimli kullanımı esasına tamamen aykırı hareket ettiğini göstermektedir.

Sürecin idarenin bilgisi dahilinde yürütüldüğü, modüllerin başarıyla devreye alındığı ve yazılımın kaynak kodlarının idare adına tescil edildiği belirtilmiş olsa da, bu durum ortaya çıkan mükerrer maliyeti ve kaynak israfını ortadan kaldırmamaktadır. Kaynak kodlarının ve fikri hakların idareye teslim edilmesi projenin sözleşmesel bir gereği olup, bu mülkiyet kazanımı, işin hem içeriden yüksek maliyetli bir ekiple hem de dışarıdan yüksek bedelli bir alımla yapılmasını haklı çıkarmaz. Hatalı planlama ve mükerrer harcamalarla oluşturulan yaklaşık 240 milyon TL'lik proje maliyetinin idare yetkililerince onaylanmış olması, işlemi hukuka uygun veya verimli hale getirmemekte, aksine sorumluluğun kapsamını idare yetkililerini de kapsayacak şekilde genişletmektedir.

Sonuç olarak, bizzat şirket personeli tarafından geliştirilmesi amacıyla personel, ofis ve donanım giderleri idarece karşılanan ve bu maksatla ciddi bir altyapı kurulan yazılım projesinde, asli işin ifası için ayrıca yüksek bedellerle dışarıdan hizmet alınması kamu kaynaklarının israfına ve mükerrer maliyete yol açmış olup, 59 Milyon TL’lik dış alımın ve projenin toplam maliyetinin ivedilikle sorgulanması, sorumlular hakkında idari/hukuki işlem başlatılması gerekmektedir.

Kaynak bilgisi

Sayıştay · 2025 - ALDAŞ ALTYAPI YÖNETİM VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ · Bulgu 3 · PDF sayfa 26 · https://www.sayistay.gov.tr/reports/peYMLKvQd9-aldas-altyapi-yonetim-ve-danismanlik-hizmetleri-sanayi-ve-ticaret-anonim-sirketi