ASAT Genel Müdürlüğü ile ALDAŞ AŞ arasında imzalanan ve 31.08.2027 tarihine kadar yürürlükte olan protokol gereği, şirketin İdareye "Danışmanlık/Müşavirlik Hizmeti" sunduğu ve yaptığı harcamaların üzerine %15 kâr payı ekleyerek fatura ettiği görülmüştür.
Yapılan incelemelerde; ASAT Genel Müdürlüğü tarafından ALDAŞ AŞ’nin hakedişlerinden, danışmanlık hizmeti kapsamına girmediği gerekçesiyle toplam 13,5 Milyon TL tutarında kesinti yapıldığı tespit edilmiştir. Ancak; Bu kesintinin somut olarak hangi harcama kalemlerine veya faturalara dayandığına dair bir detaylandırma yapılmadığı, ALDAŞ AŞ'nin, ticari hayatın olağan akışına aykırı bir şekilde, bu denli yüksek bir kesintiye (13,5 Milyon TL) herhangi bir hukuki veya idari itirazda bulunmadığı, Kesinti yapılarak "haksız olduğu" idarece de kabul edilen bu faturaları geçmişte onaylayan yetkililer hakkında herhangi bir idari veya adli soruşturma başlatılmadığı anlaşılmıştır.
Türk Ticaret Kanunu’nun 18. maddesi gereği her tacirin ticaretine ait bütün faaliyetlerinde "basiretli bir iş adamı" gibi hareket etmesi gerekir. ALDAŞ AŞ'nin sunduğu hizmetin karşılığı olduğunu iddia ettiği bir bedelden (13,5 Milyon TL) itirazsız vazgeçmesi, söz konusu faturaların gerçek bir hizmete dayanmadığının veya sözleşme dışı olduğunun göstergesidir.
ASAT Genel Müdürlüğünün ALDAŞ AŞ’nin hakedişlerinden 13,5 Milyon TL kesinti yapması, ASAT açısından kamu zararının oluşmasını engellemek adına yerinde bir işlem olmakla birlikte; bu durum denetim ve kontrol süreçlerindeki zafiyeti ortadan kaldırmamaktadır. Gerçek dışı veya sözleşme kapsamı dışında olduğu zımnen kabul edilen faturaların düzenlenmesi ve bunların İdare personeli tarafından ödeme aşamasına getirilmesi, basit bir muhasebe hatası olarak değerlendirilemez.
Kamu idaresi cevabında; ASAT tarafından ALDAŞ A.Ş. hakedişlerinden yapılan kesintinin, sözleşmenin açık hükümleri, kuruluş amacı ve taraflar arasındaki işleyiş dikkate alınmadan değerlendirildiği ifade edilmiştir . Sözleşmenin ilgili maddelerinde ALDAŞ A.Ş.'ye yapılacak geri ödemelerin doğrudan maliyetleri ve genel giderleri (personel, kira, ulaşım, iletişim vb.) kapsadığı, bu tutarların üzerine %15 oranında kâr uygulanacağının açıkça düzenlendiği ve gider kalemlerinin sözleşme ile güvence altına alındığı belirtilmiştir . Ayrıca, sözleşme kapsamında ALDAŞ A.Ş.'nin ASAT adına bir uygulama birimi olarak konumlandığı, teknik ve idari görevleri yürüttüğü, dolayısıyla bu projelerde doğan giderlerin idare tarafından karşılanmasının sözleşmenin temel mantığı olduğu, bu sebeple harcamaların "danışmanlık hizmeti kapsamı dışında" şeklinde nitelendirilmesinin sözleşmenin kuruluş amacıyla bağdaşmadığı vurgulanmıştır .
Bulguda yer alan 13,5 milyon TL'lik kesintinin ASAT'ın tek taraflı yorumuna dayanan idari bir değerlendirme ve taraflar arasında yorum farkından kaynaklanan sözleşmesel bir uyuşmazlık olduğu, bu durumun haksız ödeme veya gerçek dışı fatura itirafı anlamına gelmediği bildirilmiştir . Şirketin kesintiye hukuki itirazda bulunmama gerekçeleri olarak; uzun yıllara dayanan kurumsal iş birliğinin korunması, kesintinin geçici nitelikte olması, bütçe uyumlandırma sürecinin sürmesi ve uyuşmazlıkların öncelikle müzakere yoluyla çözülmesi zorunluluğu gösterilmiştir . Bununla birlikte, bu duruma kayıtsız kalınmadığı, konuyla ilgili devam eden hukuki süreçler de gözetilerek ihtirazı kayıtları içeren başvurunun idare kayıtlarına sunulduğu ifade edilmiştir .
Düzenlenen faturaların ve giderlerin hukuki dayanağının idare ile mutabık kalınarak hazırlanan ve Genel Kurul tarafından onaylanan yıllık bütçeler olduğu belirtilmiştir . Geçmiş yıllara ait işlemlerin Türk Ticaret Kanunu uyarınca Genel Kurul tarafından ibra edildiği açıklanmış olup, bulguda yer alan soruşturma başlatılması yönündeki önerilere ilişkin olarak halihazırda Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmekte olan hukuki bir sürecin bulunduğu, yargılama sonucuna göre ortaya çıkacak duruma istinaden şirket yetkili organlarınca gerekli kararların alınacağı dile getirilmiştir.
Kamu idaresinin cevabı incelendiğinde; 13,5 milyon TL tutarındaki kesintiye hukuki itirazda bulunulmamasının gerekçesi olarak kurumsal ilişkilerin korunması ve uyuşmazlığın idari niteliği gösterilmişse de, bu savunma 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 18'inci maddesinde amir olan "basiretli tacir" yükümlülüğü ile bağdaşmamaktadır. Şirket mali yapısı üzerinde doğrudan etki doğuran söz konusu kesintiye süresi içinde yasal yollarla itiraz edilmemesi, kesintiye konu faturaların sözleşme kapsamındaki fiili bir hizmete dayanmadığı yönündeki tespitleri hukuken desteklemektedir. Sonradan sunulduğu ifade edilen ihtirazi kayıt başvurusu, işlem tarihindeki hukuki zafiyeti geriye dönük olarak ortadan kaldırmamaktadır.
Harcamaların sözleşmenin ilgili maddelerindeki "Maliyet Artı Kâr" kurgusuna ve onaylı bütçelere dayandığı iddia edilse de; hizmeti alıcı konumundaki ASAT Genel Müdürlüğünün söz konusu harcamaları danışmanlık hizmeti mahiyetinde görmeyerek reddetmesi, harcamaların sözleşme amacına uygun olduğu yönündeki iddiayı hükümsüz kılmaktadır.
Şirketin ASAT adına uygulama birimi statüsünü haiz olması, yapılan tüm harcamaların, hizmetle arasında hukuki ve fiili illiyet bağı kurulamadan idareye fatura edilebilmesine yasal zemin oluşturmamaktadır. Ayrıca, kesintiye konu faturaların geçmiş dönemlerde onaylanarak ödeme aşamasına getirilmesi, iç kontrol ve denetim mekanizmalarındaki idari kusuru teyit etmektedir.
İdare cevabında konuyla ilgili olarak adli makamlar nezdinde soruşturma sürecinin devam ettiği bildirilmiş olup, bu durum bulguda yer alan sözleşme dışı harcama tespitlerinin maddi delillere dayandığını ve adli tahkikata konu edildiğini doğrulamaktadır.
Netice itibarıyla; ASAT Genel Müdürlüğünce tesis edilen kesinti işlemi kamu zararının önlenmesi bakımından yerinde bir idari tasarruf olmakla birlikte, hizmet karşılığı olmayan faturaların düzenlenmesi ve onaylanması eylemlerini hukuka uygun hale getirmemektedir. Bu itibarla, sözleşme kapsamında gerçekleştirilen tüm ödemelerin geriye dönük incelemeye tabi tutulması, tespit edilecek haksız ödemelerin bu ödemeleri onaylayan şirket sorumlularından tahsil edilmesi ve kusuru bulunan yetkililer hakkındaki idari ve hukuki süreçlerin işletilmesi gerekliliği hukuken geçerliliğini sürdürmektedir.
Kaynak bilgisi
Sayıştay · 2025 - ALDAŞ ALTYAPI YÖNETİM VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ · Bulgu 1 · PDF sayfa 21 · https://www.sayistay.gov.tr/reports/peYMLKvQd9-aldas-altyapi-yonetim-ve-danismanlik-hizmetleri-sanayi-ve-ticaret-anonim-sirketi